Son yüzyılda yaşadıklarımız gösterdi ki; halkın ve insanlığın yararına gerçek adalet ve refah için yeni, bağlayıcı kurallara ihtiyaç var. Bu kurallar önce gelişmiş ülkelerde uygulanmalı; sonra tüm dünyada örnek olmalı ve evrensel hukuk normu haline gelmelidir. Tüm halklar, bu kuralların uygulanması için hükümetlere baskı yapmalı ve kazanılan haklar kanunla garanti altına alınmalıdır. Uluslararası kuruluşlar bu yeni demokrasi normlarının takipçisi ve garantörü olmalıdır. Savaşlar, yolsuzluklar ve siyasetin kısır döngüsü artık kabul edilemez bir noktaya geldi. Bu yüzden; insanlık vicdanına, akla ve adalete dayanan aşağıdaki 3 yeni evrensel kuralı öneriyoruz:

“Savaş zaruri ve hayati olmalıdır. Milletin hayatı tehilkeye maruz kalmadıkça savaş bir cinayettir” ,Atatürk.
Savaş çığırtkanlarından, silah baronlarından ve sözde milliyetçi geçinenlerden insanlık çok çekti. Başkasının ve genellikle halkın yoksul kesminin asker evlatlarının kanına girerek, hayatları pahasına harp kararı almak kolaydır. Savaş kararı veren liderler ve politikacılar, önce kendi ailelerinden insanları cepheye göndermek zorunda kalsa aynı cesareti düşünmeden alabilecekler mi? Artık savaş kararı almak kolay olmayacak. Savaş kararı alacak olan herkes, önce kendi canından bedel verecek:
cephede sıcak çatışmadan 1 ay öncesinde ve sonrasında savaş bitene kadar en önde yer alacak.
Oturduğu yerden savaş isteyenlerin dönemi bitecek!
Yolsuzluk yapan politikacılardan ve onlara yardım edenlerden artık insanlık bıktı. Siyaseti bir sebepsiz zenginleşme imkanı olarak gören, politik geçmişin getirdiği kirli zenginliği helal miras olarak görenlerin hesabı ahirete kalmamalıdır. Devletin, milletin ve insanların elinden alınanlar aşağıdaki yolla yasal yollar ile geri alınmalıdır:
Ancak yasa çıktıktan sonra 3 ay içinde suçunu itiraf edenler ve yolsuzluğa konu malları geri iade edenler aşağıdaki etkin pişmanlık şartlarından yararlanır: