{959B6F96-D310-424B-8108-0E159D04C5EB}.png

Başkan saatini son defa kontrol etti. Akşam dokuz olmasına bir dakika kalmıştı. Mendili ile alnını sildi. Geç saatler olmasına rağmen İstanbul 29 Ağustos günü hâlâ sıcaktı. Nurtepe Metrosu’nun üzerindeki geniş park alanında küçük bir stand kurulmuştu. Basın mensupları yerini almış ve Başkan’ın önündeki kırmızı butona basmasını bekliyorlardı. Sonunda mikrofonlardan beklenen ses geldi: — Hadi başlayalım. Herkes tatbikata katılımın ne kadar olacağını merak ediyordu. Günler öncesinden basında ve sosyal medyada duyurular yapılmıştı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin organize ettiği Nurtepe ve Güzeltepe mahallelerini kapsayacak ilk ve küçük ölçekli deprem hazırlık tatbikatı olacaktı. Süreci en başından görmek isteyen küçük bir grup şimdiden alana gelmiş merakla olacakları seyrediyordu. Başkan kırmızı butona bastı. İki mahalledeki tüm semt sakinlerine hazırlanan yeni mobil uygulamadan “Deprem Başladı” bildirimi hızlıca gitti. Kalabalığın içinden bazı telefonlardan SMS bildirim sesleri duyuldu. Tatbikat senaryosunda öngörüldüğü gibi, 92 saniye sonra gelen ‘Deprem bitti. Güvenli toplanma alanlarına gidiniz.’ bildirimi, hazırlığın ikinci safhasını başlattı. İnsanlar evlerinden çıkıp hızlıca alana gelmeye başladı. İlk önce en yakınlardaki evlerden gelenler olmak üzere binlerce insan kısa sürede meydanı doldurdu. Yazın bir akşam vakti deprem tatbikatına bu kadar katılım olacağını hiç kimse beklemiyordu. Anlaşılan yakın zamanda acı tecrübelerden ders çıkaran insanlar artık bilinçlenmişlerdi. İBB’nin organize ettiği bu örnek çalışmaya var güçleri ile destek oluyorlardı.

Tatbikat senaryosu işletilmeye devam etti. Yine mobil uygulamadan bazı vatandaşlar bina yıkılma bildirimi yapıyor ve konum bilgisi sisteme giriyor; kimi kullanıcılar mobildeki harita üzerinden yangın ihbarında bulunuyordu. Meydanı gören on dört katlı büyük sitenin asansörlerinde yangın çıktığı ve çökme olduğu bildirimi birçok kullanıcı tarafından yapıldı. Kontrol merkezine veriler hızlıca geldi. On dakikada binlerce çağrı takip ekranına düştü. Şimdi uzaktan ambulans ve itfaiye araçlarının sesi gelmeye başladı. Kısıtlı olan araç ve ekipmanların en kısa sürede en doğru yere sevk edilmesi hayati öneme sahipti. Paniğin yaşandığı ilk felaket saatlerinde ne yapacağını bilen bireyler sanki yetiştirilmiş uzman kurtarma ekipleriymişcesine yetkililere katkı sunuyordu. İtfaiye aracı sistemde adreslenen yüksek binaya yanaştı. Merdivenini hayali yangında üst katlarda kalanları kurtarmak için açtı. En ilginç gelen bildirimlerden biri de yüksekliği yüz metreyi bulan Nurtepe Viyadüğünün ayaklarından birinin ciddi hasar aldığıydı. Alibeyköy otogarına inen yolun trafiğe kapandığı bildirilmişti. Altında kalan araç veya kişi olup olmadığı bilgisi yoktu. İSKİ binasındaki kepçe ve kamyonlar, alarm gelir gelmez motorlarını çalıştırıp hızla yola koyuldu. İki araç Nurtepe Pazar yerinden gelen yıkılan bina çağrısına giderken geri kalanlar viyadüğe yöneldi. Bu tatbikat ile mobil uygulamanın birçok özelliği test edilmiş oldu. En etkin olanlarından biri de “İyiyim” işleviydi. Üç ayrı toplanma alanını dolduran binlerce mahalleli öncesden uygulamaya girdiği yakınlarına “ben iyiyim” mesajı iletmiş oldu. Böylece herkesin telefon edip yakınlarına aktarmak istediği durum bilgisi otomatik olarak kısa yoldan iletilmiş oldu. Tek bir mobil uygulama üzerinden binlerce kişinin aynı anda denemesine rağmen sistemde hiçbir bağlantı sorunu yaşanmadı. Gelişmeleri önündeki ekrandan yarım saattir takip eden Başkan tekrar mikrofonun başına geçip: — Sonuçları ekrandan takip ediyorum. Çok başarılı bir tatbikat oldu. Görevli ekipler ve halkımız el birliği ile bir felaket anında sorunların üstesinden gelebileceğini gösterdi. Burada iyi bir koordinasyonla, yetkin ekiplerin sahada yer almasıyla, vatandaşlarımızın öncesinde birebir eğitimler ile bilinçlendirerek acil durumlara hazır hale getirilmesinin ne kadar önemli olduğu bir daha anlaşıldı. Bu ilk denenmemizdi. Bundan sonra 2 ay içinde İstanbul’un 39 ilçesinde ayrı ayrı benzer çalışmayı yapacağız. En sonunda da tüm İstanbul’u kapsayan bir tatbikatı en geç Kasım ayında hayata geçireceğiz. İstanbul olası bir deprem felaketine tam hazır bir şehir olacak. dedi.

Yukarıdaki hikâyeleştirmeden amacım; doğal felaketlere karşı hazırlıklı olmanın ve kitlesel tatbikatların önemini vurgulamak. Mutlaka ilgii kurum ve kuruluşlarda detay planlamalar, senaryolar mevcuttur. Özel sektörde çalışan bir proje yöneticisi olarak vatandaş gözü ile neler yapılabileceğini naçizane anlatmaya çalıştım. Deprem bildirimi yapan, acil durumda destek talebi istenen özel ve devlet kurumu mobil uygulamalar hali hazırda var. Ancak ne bu uygulamalar sistematik eğitimler ile İstanbul’da tam yaygınlaştırılmış ne de içerik olarak acil bir felakette tüm ihtiyaçları karşılayacak olgunluğa ulaşmıştır. Depreme hazırlık, sadece mühendislik değil, insanlık meselesidir. Bu nedenle tek ses, tek mobil uygulama, tek koordinasyonla hareket etmek bir tercihten çok bir zorunluluktur.

Emrah Can

Not: Denemelerimi topladığım kişisel blogum aşağıdadır. (Below is my personal blog where I collect my essays.)

https://www.notion.so/Denemeler-1723c5d35da5809380def8ee8ff4c187

@Sigorta Sektörü Proje Yöneticileri Linkedin Grubu

**https://www.linkedin.com/groups/15097017/**