Çıktılara değil girdilere odaklanmak - Dış onayı değil iç onayı güçlendirmeyi hedeflemek


Şarkı yazmanın derininde çoğu zaman bir “kalıcı olma” arzusu yatar. İnsan, kendini aşan; kuşaklar boyunca dinlenen, unutulmaz bir eser bırakmak ister. Elbette herkesin motivasyonu aynı değildir: Kimi zamana meydan okumak ister, kimi hızlı bir ticari başarı peşindedir. Viral bir şarkı üretmek de bir hedef olabilir.

Ancak bu hedeflerin ortak noktası, başkalarının beğenisini kazanmayı önceliklendirmeleridir. Dinlenme sayısı, beğeniler, geri dönüşler… Bunların hepsi birer çıktıdır. Ve çıktılar, doğrudan kontrol edebileceğin şeyler değildir.

Bu noktada asıl kritik olan, performansını neye göre ölçtüğündür. Gelişimini sürdürülebilir şekilde artırmak istiyorsan, odağını çıktılardan çok girdilere yöneltmelisin.

Yaratıcılık söz konusu olduğunda kendini değerlendirmek zorlaşır; hatta çoğu zaman gereğinden sert olabilirsin. Komik duyulsa da bazen kendine hatırlatman gerekir: Sen bir şarkı üretme makinesi değilsin. Bazen üç ayda yavaş yavaş ilerleyen bir fikir, bir saat içinde tamamlanabilir. İlhamın ne zaman ve nasıl geleceği belirsizdir. Ama aynı zamanda yalnızca ilhama bağlı kalmak da sürdürülebilir değildir.

Bu yüzden baskı yaratmayan, düzenli ve devam ettirilebilir bir sistem kurmak büyük önem taşır.

Girdi örnekleri:

Çıktı örnekleri:

Hem girdileri hem çıktıları haftalık olarak takip etmek sana yol haritası sunar. Ancak performansını değerlendirirken çıktılara değil, girdilere odaklanman çok daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir ilerleme sağlar. Odağın, girdilerinin hem kalitesini hem de miktarını artırmak olmalıdır.

Her sanatçı zaman zaman yetersizlik hissiyle karşılaşır. Önemli olan, bu hissi aksiyonlarının merkezine koymamaktır. Aksi halde sadece dış onaydan beslenen birine dönüşebilirsin ve bu çok tehlikelidir. Çünkü bu seni, otantik sanatçı kimliğinden uzaklaştırır.